Son günlerde Mehmet Ali Paşa’nın kökeni üzerine yaptığım okumalar beni önemli bir sonuca götürdü: Tartışmaların gürültüsünü bir kenara bırakıp, doğrudan tarihsel belgelere ve aile kayıtlarına baktığımızda tablo aslında oldukça nettir.
Kavalalı Mehmet Ali Paşa 1769 yılında Kavala’da doğmuştur. Osmanlı arşivlerinde ve çağdaş kaynaklarda Arnavut olarak kaydedilir. Genç yaşta Osmanlı hizmetine girer; 1798’de Napolyon’un Mısır’ı işgali sonrasında bölgeye gönderilen birlikler içinde yükselir ve 1805’te Mısır’da yönetimi fiilen ele geçirir. Böylece Mısır’ın modernleşme sürecini başlatan güçlü bir hanedan ortaya çıkar.
Onun kurduğu aile sıradan bir askerî kökenden gelmesine rağmen, birkaç kuşak içinde son derece eğitimli ve entelektüel bir hanedana dönüşmüştür. Oğlu İbrahim Paşa modern Mısır ordusunun mimarıdır. Ardından gelen İsmail Paşa döneminde Avrupa tarzı reformlar hız kazanmış, Mısır adeta Akdeniz dünyasına entegre edilmiştir. Daha sonraki kuşakta Fuad I ve Faruk Avrupa’da eğitim almış, çok dilli, diplomasiye hâkim yöneticiler olarak öne çıkmıştır.
Ailenin kendi tarih anlatılarında ve modern biyografilerinde köken meselesi işlendiğinde “Kavalalı Arnavut” vurgusu açıkça görülür. Bu ifade hem Osmanlı belgelerinde hem de hanedanın sonraki kuşaklarının yazılı ve sözlü mirasında yer alır. Yani birkaç kuşak boyunca oluşmuş, süreklilik gösteren bir kimlik bilinci söz konusudur.
Benim vardığım sonuç şu: Mehmet Ali Paşa’nın kökeni konusunda tarihsel belgeler, çağdaş kayıtlar ve aile geleneği arasında belirgin bir tutarlılık vardır. Asıl dikkat çekici olan ise, Balkan kökenli bir Osmanlı askeri liderinin, Mısır’da modern bir devlet inşa edecek vizyona sahip olmasıdır. Bu hikâye, etnik tartışmalardan çok daha büyük bir dönüşümün hikâyesidir.
Tarih bazen köken sorularına indirgenir; oysa asıl mesele, bir insanın ve onun soyunun nasıl bir medeniyet projesi ortaya koyduğudur. Mehmet Ali Paşa’nın mirası da tam olarak budur: Kökeninden bağımsız olarak, Mısır’da yeni bir çağ başlatmış olması.